ŞİFA eylemi.
Bilinçli olarak odaklanmış bir şifacının niyeti fantezi değil, bir güçtür. Bu güç ister fiziksel, ister eterik, ister zihinse, isterse de ruhsal olsun, bütün bunlar zaten örtüştüğü için bedenin yani tüm madde boyutlarını etkilemektedir. Şifacının niyeti, iyileştirilecek kişinin bozulmuş örüntülerini etkileyebilecek bir enerji oluşturmaktadır.
Ancak, çok önemli bir konuda net olmalıyız.
ŞİFACININ KİŞİSEL ENERJİSİ DEĞİL,
EVRENSEL ŞİFA ENERJİSİDİR.
Şifacı bir aracıdır, bir kanaldır, pasif bir şekilde, ama aynı zamanda paradoksal olan bir sezişle, kozmik enerjinin kendi alanlarından iyileştirilecek kişininkilere engelsiz bir şekilde akmasını sağlar. İyileştirilecek kişideki rahatsızlıklara duyarlı olması ve aynı zamanda daha yüksek varoluş boyutlarında iyileştirilecek kişinin bütünlüğünün farkında olması gerekir. Bu hem ayırt etmeyi hem de sezgiyi gerektiren bir sanattır.
Kısaca ŞİFACI, kaynağı azaltabilen bir elektrik transformatörü gibi, enerjiyi sistemlerimiz tarafından kullanılabilir bir forma dönüştürerek, EVRENSEL olanla PRATİK olan arasında bir bağlantı oluşturur. Ancak bunun ne mekanik, ne de otomatik bir süreç olmadığını vurgulamak gerekir. Şifacının niyetliliği, yardım etme arzusu ve acı çekmekte olana karşı sevgisi, şefkati, aşkı ve merhameti, şifa kaynağı ile arasındaki bağlantı için yeterli değildir, sadece gerekli bir şart, zorunluluktur. Yeterli zorunluluk ruhsal beden bilincinde olamayanlar için bugün hala büyük bir SIR olarak kalmaktadır. Şöyle de diyebiliriz; ŞİFACI, bir biçimde YANLIŞ GİDEN bir sınırlı alan ile sorumluluğu sadece kendimizde olmak üzere yabancılaştığımız SONSUZ RUHSAL BEDEN enerji okyanusu arasında aracılık yapar. Kaynak ile birliğe ulaşma deneyimi, genelde evrensel enerjinin engelsiz bir şekilde içimizden akabileceği, ODAKLANMIŞ bir varoluş hali ile ilişkilidir. Düşüncelerimiz, duygularımız, anılarımız, endişelerimiz, yani EGO ve kalıntıları, bir AN için asılı kalır, bir anlamda görev dışı bırakılır ve onunla birlikte sıradan zaman ve kısıtlanmış boşluklarımız kaybolur. Kendimizi evrenin bir parçasında değil de, bütününde odakladığımız zaman, günlük yaşantımızın sınırlarının ötesinde bir boyuta gireriz, sonsuz, kesintisiz bir UZAY-ZAMAN bütünlüğüne yani, SONSUZ RUHSAL BEDEN BİLİNCİNE ulaşırız.
ŞİFACI ODAKLANMA,
Çabasız çabadır.
Kısacası, ŞİFA eylemi hareket halindeki MEDİTASYONDUR.