Mistik yol, aynı zamanda tehlikeli bir yoldur.
“TANRISALLIĞINI FARKET-mekle,
tanrılığını ilan etmek arasında
çok ince bir çizgi, bir şerit vardır.
Ve BU şerit ihlali, KİŞİ-yi YOLU-ndan saptırır,
bambAŞKa, hiç de HAYAL ET-mediği muhitlere getirir.
İstikameti şaştın mı Dalai Lama’nın Tibet’ine gideceğine
Firavun’un Mısır’ında BUL-uverirsin ken-DİNİ.
Mistik yol işte bu yüzden,
aynı zamanda tehlikeli bir yoldur.
Neden?
Çünkü medeniyet,
herkesi deli gibi çalıştırmaktan başka bişey yapmıyor.
İş hayatında onca çabanın karşılığında
kişilere verdiği ünvanlar boş ve geçici.
İşten çıktığında bi işe yaramıyor Vice president’lığın.
Ahmet’sin …’sin, …’sin, Fatma’sın.
Medeniyet, kimsenin kendini
Tanrılaştırmasına müsade etmiyor.
Ölümüne kul etmiş seni.
Medeniyet eziyor egonu.
Kent yaşamından soyutlayıp,
kendini mistik aleme vermenin
işte bu yüzden iki alternatif nedeni var:
- Orada ilan edemedin,
Tanrılığını ilan etmek için buraya geldin.
- Buraya TANRISALLIĞINI YAŞA-maya geldin.
Buraya her insanın sahip olduğu
TANRISALLIĞINI YAŞA-maya geldin.
Sıradanlığın ihtişamını tadmak için BURADA-sın.
Kendi dünyasında kendini Tanrı mertebesine “yükselen”,
aynı zamanda “RAB” sıfatına da erişmiştir.
Bu yüzden GELİŞ-ime, DEĞİŞ-ime, YENİ BİLGİLERE
hiçbir zaman AÇ-maz KENDİNİ ve etrafındakileri.
Zaten “biliyordur” o.
Hatta “öğretiyordur”.
“Bana akıl mı veriyorsun dünkü çocuk” der.
Spiritüel kaynaklar
“çocuktan al haberi” diye bas bas bağırırken.
Zaten diğer konular gibi
İndigoluğu da içselleştirmemiştir hiçbir zaman.
Mistik bir jargon olarak, bir kelime olarak kullanıyordur.
Üstad anlamında falan değil.
A şıkkı, tehlikeli bir şıktır
ve onu seçenlerimizin sayısı
hiç de az değildir.
Ve bizim görevimiz,
spiritüel yolda B şıkkını
A şıkkından arındırmaktır.
A’yı seçenleri,
B’yi seçenlerin sırtından indirmektir.”
buRAK özDEMİR
http://www.burakozdemir.org/page/35/
.
.
BİR KİTAP HAYAL EDİN
İÇİNDEN SONSUZLUĞUN KİTABI ÇIKSIN.
.