.
KEYİF dediğimiz bir süreç ve SİZ.
Zihninizle bütünleşerek gerçekleştirdiğiniz davranışlar,
tüm gerçek ilişkinin önünü kesen
donuk bir kavramlar, inanç duvarları,
etiketler, imgeler, sözcükler,
yargılar ve tanımlamalar perdesi yaratır.
O sizinle kendinizin,
sizinle sevdiklerinizin,
sizinle diğer insanların,
sizinle doğanın,
sizinle uğraşlarınızın,
sizinle TANRI’nın arasına girer.
Böylece siz,
tüm VAROLAN ile BİR olduğunuz gerçeğini unutursunuz.
Zihin bardağınız, eğer siz doğru biçimde kullanırsanız,
muhteşem bir alettir. Yanlış biçimde kullandığınızda,
yıkıcı bir hale gelir.
Gerçekte zihin bardağınızı kullanmıyorsunuzdur.
Sürekli zihniniz sizi kullanmıştır.
Hastalık kavramını bu durum ile ilişkilendirebiliriz.
Siz zihin bardağınızdaki düşünceler olduğunuza inanırsınız.
Yanıldığınız nokta budur.
Zihniniz sizi ele geçirmiş ve sizi kullanmaktadır.
Sizi o yönetiyor ve yönlendiriyordur.
Bu durum aslında, siz farkında olmadan
bir varlığın size hakim olması
size istediğini yaptırıyor olması gibi bir şeydir.
Zira siz o varlığı kendiniz sanırsınız.
Size hükmeden varlığın siz olmadığını idrak etmeniz
ve Levh-i Mahfuz ile farklı bilinç düzeyine erişmeniz
sizin kişisel devriminizi gerçekleştirerek
özgürlüğü tatmanıza ve BİZ/BİR olmanıza yol açacaktır.
Bunu bilmek sizi yöneten o varlığı
yani zihninizi ve düşüncelerinizi GÖZLEMLEYİP
izlemenizi mümkün kılacaktır.
Siz DÜŞÜNCEYİ izlemeye başladığınız o ANDA,
daha yüksek bir BİLİNÇ düzeyi harekete geçecektir.
Böylece düşüncenin ötesinde
sonsuz bir zekanın bulunduğunu,
o düşüncenin o sonsuz zekanın sadece bir zerresi olduğunu
fark etmeye başlarsınız.
Sonuç olarak, gerçekten önemli olan her şeyin
zihnin ötesinden kaynaklandığının da farkında olursunuz.
Böylece farklı bir bilinç düzeyini deneyimliyor olursunuz artık. Sonuçta siz bir düşünceyi izlerken ya da dinlerken,
sadece düşüncenin değil, kendinizin de farkında olursunuz.
Bu durum sözünü ettiğimiz yeni BİLİNÇ düzeyidir.
Ve siz düşüncenizi izlerken,
düşüncenin ardında bilinçli bir varlığı hissedersiniz.
İşte o zaman düşünce sizin üzerinizdeki gücünü kaybeder
ve kaybolur gider.
Bu istem dışı ve kesintisiz bir biçimde düşünmenin sonudur.
Artık siz DÜŞÜNCESİZLİK dediğimiz o boşluğu deneyimlersiniz.
İlk deneyiminiz belki birkaç saniye ya da birkaç dakika olabilir,
yani kısa sürecektir.
Siz Levh-i Mahfuz bilinciyle bu çalışmayı
sürekli hale getirdiğinizde
bu zamanı uzatmak artık sizin elinizde
yani kontrolünüzde olacaktır.
Siz bu boşluğu ya da HİÇLİĞİ deneyimlediğinizde,
içinizde bir huzur ve şimdiye kadar
hiç olamadığınız kadar mutluluk hissedersiniz.
Bu durum sizin IŞIK Bedeniniz ile BİR olduğunuzu hissettiğiniz
doğal halinizle ilk tanışmanızdır.
Keyfini bundan sonra çıkartmalı ve sürdürmelisiniz.
Zira bir orgazmdan çok daha yoğun bir mutluluk
sizin denemeniz için oradadır.
Deneyimleriniz arttıkça, bu sessizlik, huzur
ve inanılmaz mucizevi mutluluk duygusu iyice derinleşecektir.
Sonsuzluğun derinliğidir bu aynı zamanda.
Artık özünüzün derinliklerinden
ruhsal bir sevincin de yükseldiğini hissedersiniz,
bu SEVİNÇ öz de siz olan,
Tanrı’nın size hediyesi,
Tanrısallığınızın belirtisi
Ruhsal/IŞIK Bedeninizin sevincidir.
Böylece, siz deneyimlerinizi arttırdığınızda
artık o SAF BİLİNÇ halini fark edersiniz.
O anı yaşayıp özümsediğinizde,
özde ki varlığınızı öyle yoğunluk ve sevinçle hissedersiniz ki,
kıyaslamak istediğinizde, tüm düşünceler,
tüm duygular, toprak bedeniniz, tüm canlılar
hatta sizin dışınızdaki tüm dünya önemsiz hale gelir.
Bu durum, BENCİLLİK değildir,
bu durum BENLİK-ÖTESİ bir haldir.
Zira bu durum sizi daha önceleri
BEN olarak düşündüğünüz şeyin çok ötesine götürecektir.
Gerçek artık sizsinizdir, ama aynı zamanda da
sizden hayal edilemez biçimde
çok daha büyük hatta sonsuz bir şeydir.
Biliyor musunuz, gerçekte meditasyonun özü de budur.
Yaşamınızın bundan sonraki anlarında
KEYİF dediğimiz bir süreci değerlendirmek istiyorsanız,
sadece farkında olun, Levh-i Mahfuz ile buluşun.
.